DOLAR 44,2305 0.04%
EURO 51,2808 0.26%
ALTIN 7.125,810,19
BITCOIN 3273002-2,48%
Ankara
14°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ankaratodays

ankaratodays

26 Şubat 2026 Perşembe

BAŞKAN DR. CEMİL TUGAY’DAN TARİHİ REST: “İZMİR’İN MALINA ÇÖKTÜRMEM, HALKIN HAKKINI KİMSEYE YEDİRMEM!”

BAŞKAN DR. CEMİL TUGAY’DAN TARİHİ REST: “İZMİR’İN MALINA ÇÖKTÜRMEM, HALKIN HAKKINI KİMSEYE YEDİRMEM!”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün belediye taşınmazlarına yönelik “el koyma” girişimlerine karşı sert bir açıklama yaparak adeta bayrak açtı. Başkan Tugay, “Masa başında hazırlanan operasyonlarla İzmir halkının tapulu malına el koymak isteyenler, karşılarında İzmir iradesini bulacaktır” dedi.

Atatürk’ün Mirasına Göz Dikmek Kimsenin Haddine Değildir!”

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, mülkiyeti belediyeye ait olan Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve Gasilhane binalarını hukuksuz bir tescil işlemiyle gasp etmeye çalıştığını belirten Dr. Cemil Tugay, şunları söyledi:

“Meslek Fabrikası, 1926 yılında bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla bu kente emanet edilmiştir. 100 yıl sonra çıkıp, ‘burası aslında vakıf malıymış’ diyerek halkın emeğine çökmeye çalışmak, ne hukuka ne de vicdana sığar. Atatürk’ün imzasını hiçe sayan bu anlayışa geçit vermeyeceğiz! Bu binalar vakıf yoluyla değil, İzmir halkının dişinden tırnağından artırdığı paralarla, bu kentin kendi öz kaynaklarıyla inşa edilmiştir.”

“Sihirli Bir Elle Geri Getirilen Şerhlerle Gasp Yapılıyor”

Başkan Tugay, sürecin şeffaflıktan uzak ve “oldubitti”ye getirilmek istendiğine dikkat çekerek tepkisini şu sözlerle sürdürdü:

“Yıllar önce bedeli ödenip silinmiş vakıf şerhlerini, el koyma işleminden hemen önce sihirli bir el gibi yeniden dosyaya sokanlar, İzmir halkına karşı suç işlemektedir. Tapu dairesine gizli kapaklı başvurarak, belediyemize bilgi dahi vermeden mülkümüze el koyan bu zihniyet, devlet teamüllerini yerle bir etmiştir. Bu bir hukuk işlemi değil, açıkça bir mülkiyet gaspıdır.”

“Kapıya Polis Yığarak Hizmeti Durduramazsınız!”

Tahliye baskılarına karşı geri adım atmayacaklarını vurgulayan Tugay, şu uyarıda bulundu:

“Meslek Fabrikası bir ticarethane değil, 145 bin İzmirli gencin ve kadının umududur. Egemenlik Evi, bu kentin bağımsızlık sembolüdür. Yargı süreci devam ederken, mahkeme kararını beklemeden kapıya polis yığıp halkın hizmet aldığı binaları boşaltmaya çalışmak zorbalıktır. Biz bir kamu kurumuyuz, emlak çetesi değiliz! İzmir halkının malını korumak benim namus borcumdur.”

“Mücadelemiz Adliye Koridorlarından Meydanlara Taşacaktır”

Dr. Cemil Tugay, hukuki sürecin takipçisi olduklarını ancak gerekirse siyasi ve toplumsal her türlü direnci göstereceklerini belirterek açıklamasını şu sert ifadelerle noktaladı:

“İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi mülkiyetin devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararını vermiştir. Hukuken haklıyız, tarihen haklıyız. Buradan Ankara’ya sesleniyorum: İzmir’in malından elinizi çekin! Bu kentin her bir taşını, her bir karış toprağını halkımızla birlikte savunacağız. İzmir sahipsiz değildir!”

Devamını Oku

Bir Annenin Acıdan Umuda Uzanan İyilik Yolculuğu

Bir Annenin Acıdan Umuda Uzanan İyilik Yolculuğu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir Annenin Acıdan Umuda Uzanan İyilik Yolculuğu

— Öncelikle sizi bu anlamlı çalışmaya yönlendiren duygu nedir?

Bir annenin evladını kaybetmesi, yüreğinde hiç dinmeyen bir acı bırakıyor. Oğlum Ömer’i kaybettiğim günden beri bu sızı benimle. Ancak Ömer’in tertemiz kalbi, mücadele dolu hayatı ve bana öğrettiği sabır, bugün hâlâ yolumu aydınlatıyor. Bu iyilik yolculuğu, acımı umuda dönüştürme isteğiyle başladı.

— Bu yolculuk ilk olarak Ömer için mi başladı?

Evet… Her şey Ömer’im için başladı. Onun adını yaşatmak, hatırasını iyilikle anmak istedim. Zamanla fark ettim ki bu yol yalnızca Ömer’e değil, onun gibi desteğe ihtiyaç duyan tüm özel bireylere ve ihtiyaç sahiplerine uzanmalıydı. Çünkü biliyorum, Ömer yaşasaydı kalbinin kapısı herkese açık olurdu.

— Şu an bu iyilik yolculuğu nasıl bir etkinliğe dönüştü?

Bu etkinliği Nişantaşı Pazarı girişinde hayata geçirdik. Burada tamamen el yapımı kurabiyeler üretiyor ve satışını yapıyoruz. Üretim ve satış sürecinde benimle birlikte iki kadın emek veriyor. Bu noktada özellikle şunu vurgulamak isterim:
Satıştan elde edilen gelirin yalnızca bu iki kadının emeğinin karşılığı olan ücretleri ayrılıyor. Bunun dışında kalan tüm gelir, hiçbir istisna olmadan engelli bireylerin ihtiyaçları için kullanılıyor.

— Bu üretim ve satış noktasının sizin için özel bir anlamı var mı?

Elbette var. Burası sadece bir satış noktası değil. Aynı zamanda dayanışmanın, emeğin ve iyiliğin somutlaştığı bir alan. Bir yandan kadın emeğine destek olurken, diğer yandan engelli bireyler için umut oluyoruz. Bu denge, Ömer’in yaşam felsefesini yansıtıyor; paylaşmak, destek olmak ve kimseyi geride bırakmamak.

— Bu etkinlik sizin için ne ifade ediyor?

Bu etkinlik;
Ömer’in hatırasına bir dua,
ihtiyaç sahiplerine bir umut,
iyiliğe gönül verenler için ise bir buluşma anlamı taşıyor.

Burada yapılan her alışveriş, aslında bir iyilik zincirinin halkası oluyor.

— Yapılan katkıların size göre en büyük anlamı nedir?

Her katkı, Ömer’imin adını yaşatıyor ve yardıma ihtiyaç duyan nice yüreğe dokunuyor. Ömer’in adıyla bir engelli bireyin hayatına destek olabilmek, bir annenin acısını bir nebze olsun hafifletiyor.

— Son olarak destek verenlere ne söylemek istersiniz?

Bu anlamlı günde yanımda olan, destek veren, Nişantaşı Pazarı’nda durup bir selam veren, Ömer’imin hatırasına sahip çıkan herkese kalbimin en derininden teşekkür ediyorum.
Ömer’im ve tüm ihtiyaç sahipleri için çıktığımız bu yolda, iyiliğin büyümesini ve umudun çoğalmasını diliyorum.

Devamını Oku

Gazeteci-Yazar Gökhan Çelik’ten Yeni Roman: Hilal Birliği

Gazeteci-Yazar Gökhan Çelik’ten Yeni Roman: Hilal Birliği
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gazeteci-Yazar Gökhan Çelik’ten Yeni Roman: Hilal Birliği

Gazeteci ve yazar Gökhan Çelik, aynı zamanda Türkiye Atıcılık Federasyonu As Başkanı olarak görev yaparken, edebiyat alanındaki üretkenliğini yeni romanıyla sürdürüyor. Çelik’in dokuzuncu romanı olan “Hilal Birliği”, okurla buluşarak raflardaki yerini aldı.

42. İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı ile birlikte satışa çıkan Hilal Birliği, tarihin gölgelerinde kurulmuş, varlığı hiçbir zaman kayıtlara geçmemiş gizli bir teşkilatın izini sürüyor. Roman, bir milletin hafızasında saklı kalmış, susarak hükmeden ve her dönemde varlığını koruyan bir aklın hikâyesini merkezine alıyor.

1990’lı yılların karanlık sokaklarında bir müzisyenin cebine bırakılan gizemli bir mektupla başlayan hikâye; geçmiş ile geleceği, birey ile devleti, hakikat ile sırrı iç içe geçirerek ilerliyor. Alparslan Türkeş’ten Turgut Özal’a, Muhsin Batur’dan Adil Erdem Bayazıt’a, Barış Manço’dan Necip Hoca’ya uzanan gerçek isimler, romanda tarih sahnesinin perde arkasındaki taşıyıcılar olarak yer alıyor.

Hilal Birliği, hayal ile gerçeğin arasındaki en ince çizgide yürürken okuru yalnızca bir hikâyeye değil, bir sorgulamanın içine davet ediyor. İlk satırdan itibaren okur, sanki kendi cebine bırakılmış bir mektubun çağrısıyla baş başa kalıyor ve şu soruyla yüzleşiyor:
“Ben gitmeli miyim?”

Roman, Yediveren Yayınları etiketiyle yayımlandı.

Gökhan Çelik daha önce; “Türk Mülkünün Nizamı: Nizamülmülk”, “Ahi Evran”, “Denizlerin Tufanı: Piri Reis”, “Çaka Bey – Beni Denizlere Gömün”, “Fatih Zamanı: Veladet”, “Şahzade – Hükümdarlık Satracı”, “Kurt Gecesi: İmparatoryum” ve “Kıbrıs Baskını” adlı romanlara imza atmıştı.

Yeni romanı Hilal Birliği ile Çelik, tarihsel derinliği, politik arka planı ve güçlü kurgusuyla okuru hem düşünmeye hem de hatırlamaya çağırıyor. Çünkü bazı sırlar anlatılmaz; ancak hak edenin kulağına fısıldanır.

Devamını Oku

14 Aralık, Halıcılar Günü Olarak Sektöre Kazandırılıyor

14 Aralık, Halıcılar Günü Olarak Sektöre Kazandırılıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

14 Aralık, Halıcılar Günü Olarak Sektöre Kazandırılıyor

Türkiye’nin köklü halıcılık geleneğini yaşatmak, bu kadim zanaatın tüm emekçilerini onurlandırmak ve sektörel farkındalığı güçlendirmek amacıyla; 14 Aralık tarihi “Halıcılar Günü” olarak ilan edilmesi yönünde sektör genelinde bir çağrı başlatıldı.

Koza Halı Batıpark, kuruluşunun birinci yılı vesilesiyle, kendi başarısını kutlamanın ötesine geçerek halıcılık sektörüne kalıcı bir değer kazandırma sorumluluğunu üstlendi. Bu doğrultuda 14 Aralık’ın; halı ustalarından tasarımcılara, mağaza çalışanlarından üretim ve lojistik ekiplerine kadar sektörün tüm paydaşlarını kapsayan bir saygı ve farkındalık günü olarak benimsenmesi hedefleniyor.

Halıcılık; Anadolu’nun kültürel hafızasını, estetik anlayışını ve zanaatkârlık geleneğini temsil eden en güçlü değerlerden biridir. Her ilmik bir emeği, her desen bir mirası taşır. 14 Aralık Halıcılar Günü, bu emeğin görünür kılınması ve sektörün ortak sesi hâline gelmesi amacıyla hayata geçirilmektedir.

Koza Halı Batıpark tarafından başlatılan bu girişim; tüm sektör temsilcilerinin sahiplenmesiyle, ulusal ve uluslararası ölçekte kalıcı bir sektörel gün olmayı hedeflemektedir.

14 Aralık – Halıcılar Günü
İlanen duyurulur.

Devamını Oku

Gazze’ye kara harekatı başlatan Netanyahu’dan Erdoğan’a küstah sözler

Gazze’ye kara harekatı başlatan Netanyahu’dan Erdoğan’a küstah sözler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gazze Şeridi’nde topyekün kara harekatı başlatan İsrail ordusu, gece boyunca Gazze kent merkezini yoğun bombardımana tuttu ve şiddetli patlamalar yaşandı. İsrail tanklarının bölgeye girdiği görüntüler dünyaya yayılırken önümüzdeki günlerde işgal daha da yayılabilecek. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu kara harekatını başlatmadan önce Müslümanların ilk kıblesi Kudüs ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili skandal ifadeler kullandı.GAZZE’DE CAN KAYBI ARTIYORİsrail topyekün işgalde kent merkezine düzenlenen geniş çaplı saldırılarda, 35’i Gazze kentinde olmak üzere toplam 38 Filistinlinin yaşamını yitirdiği bildirildi.İSRAİL ORDUSU: ŞEHİR KUŞATILACAKİsrail ordusundan yapılan açıklamada, gece saatlerinde Gazze’ye yönelik kara saldırılarının başladığı duyuruldu. Operasyona şu an için iki tümenin katıldığı, üçüncü tümenin ilerleyen günlerde dahil olacağı belirtildi. Kara saldırılarının öncelikle kentin kenar mahallelerinde yoğunlaştığı, ilerleyen süreçte ise şehrin tamamen kuşatılmasının planlandığı ifade edildi.NETANYAHU’DAN ERDOĞAN’A ÇİRKİN SÖZLERİsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kara harekatı başlatmadan dün gece düzenlenen bir törende yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik skandal ifadeler kullandı. Netanyahu, “Kudüs bizim şehrimiz Bay Erdoğan. Sizin şehriniz değil. Bizim şehrimizdi, bizim şehrimizdir ve bir daha asla bölünmeyecek” dedi.Kaynak: Haberler.com / Dünya

Devamını Oku